Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18678 E. 2013/2591 K. 13.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18678
KARAR NO : 2013/2591
KARAR TARİHİ : 13.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılana ait şirkette satış temsilcisi olarak çalışan sanığın, 01/01/2003-28/08/2005 tarihleri arasında, şirket adına yaptığı tahsilatlar için düzenlenen tahsilat makbuz ve irsaliye fatura bedelleri toplamı olan 90.852,76 TL parayı uhdesinde tutarak menfaat temin ettiği şeklindeki eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Katılanın 27.05.2008 tarihli karar oturumunda, sanığın kendisine ödediğini beyan ettiği meblağın, iddianamede belirtilen 90.852,76 TL’yi tamamen karşıladığı anlaşılmakla; sanığın zararı kısmen tazmin etmesi ve katılanın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunmaması nedeniyle TCK’nın 168.maddesinin uygulanamayacağı yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Zararın kovuşturma başladıktan sonra giderilmesi karşısında; sanığın cezasında TCK’nın 168/2.maddesi gereğince indirim yapılması gerekirken aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
2-Sanığın geçmişi, duruşmadaki tutum ve davranışları, sabıkasız olması lehine değerlendirilerek cezasının ertelenmesine karar verildiği halde, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterdiğine ilişkin olumlu kanaat oluşmaması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken geçmişteki hali bu kez olumsuz değerlendirilmek suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.