Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19123 E. 2013/3898 K. 05.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19123
KARAR NO : 2013/3898
KARAR TARİHİ : 05.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan Gaziantep Üniversitesi ısı merkezinde kullanılmak üzere yakacak ve akaryakıt mal alım ihalesini kazanan … ve … Ortaklığının, tip idari şartname ve idare ile imzalanan sözleşmeye göre … standardında fuel-oil teslim yükümlülüğü altına girdiği, yüklenici firmanın nakliyat anlaşması yaptığı firmalarca görevlendirilen sanık tanker şoförleri …, … …’nun Mersin … rafinerisindeki … San AŞ’den yükledikleri 6 no’lu fuel-oil ile Gaziantep’e geldikleri, tankerlerin yola çıkmadan evvel yükleme yerinde şartnameye uygun olarak mühürlendiği, tankerlerin … firması çalışanı olan sanık … …’ın yönlendirmeleri ile Gaziantep’te … isimli yere park edildiği ve üniversitede teslimat yapılıncaya kadar burada beklediği, dört tankerin … firmasına ait… plakalı fuel-oil yüklü tanker ile birlikte üniversiteye getirildiği, şartname ve sözleşmeye uygun olarak üniversitede teknisyen olarak görevli sanık … tarafından beş tankerden alınan numunelerin katılan üniversitenin mühendislik fakültesinde tahlile tabi tutulduğu, anılan fakültede araştırma görevlisi olarak çalışıp beraat eden sanık … … tarafından yapılan tahlilde numunelerin tamamının … standardında fuel-oil olduğuna dair analiz raporu düzenlendiği, aynı gün jandarmaya yapılan ihbar üzerine olay yerine intikal eden kolluk görevlilerince tankerlere el konulup yeniden numune alınarak mühendislik fakültesinde yapılan tahlilde bu kez… plaka sayılı tankerdeki akaryakıtın … standardında fuel-oil olduğu ancak diğer dört tankerden alınan numunelerin fuel-oil olmadığının belirlendiği, bu hususun … … Araştırma Merkezinden alınan rapor ile de teyit edildiği, sanıkların fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek sanıklar …, … …’nun sevk ve idaresindeki tankerlerde yüklü bulunan fuel-oil’i niteliği ve menşei belirsiz akaryakıt ile değiştirip, katılan idareye teslim etmeye çalıştıkları olayda mahkemenin “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup; sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d-son madde ve fıkrası uyarınca belirlenecek adlî para cezasının miktarının suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı gözetilmeden eksik ceza tayini hususu aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklara temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı TCK.nun 35. maddesi gereğince indirim yapılırken adli para cezasının hesaplanması esnasında, 5901 gün yerine 6576 gün karşılığı adli para cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 2.fıkrasının 2.bendindeki 6576 gün karşılığı adli para cezası yerine 5901 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 3.bendindeki 5480 gün karşılığı adli para cezası yerine 4917 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5.bentteki 109.600,00 TL adli para cezası yerine 98.340,00-TL. adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.