Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19214 E. 2013/3373 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19214
KARAR NO : 2013/3373
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, evine gitmekte olan şikayetçinin yanına gelerek karşı tarafta oturan komşularının çocuğu olduğunu ve Belçika’dan geldiğini, cenazelerinin olduğunu ve onun hayrına para dağıttıklarını söylediği, şikayetçinin sanığı evine davet ettiği ve birlikte eve girdikleri, sanığın cebinden çıkarmış olduğu Peru ve Brezilya ülke paralarının değerinin 3,500,00 TL olduğunu söyleyerek verdikten sonra şikayetçiden 1.000,00 TL aldığı, verdiği paranın bir kısmının kendisinde kalmasını, geri kalanını da ihtiyacı olanlara dağıtmasını istediği, şikayetçinin paraları kuyumcuya götürdüğünde hiçbir değerinin olmadığının anlaşıldığı olayda, sanığın Elazığ Emniyet Müdürlüğü’nün 07/06/2006 tarihli
yazısı ile benzer olaydan dolayı gönderilen fotoğrafın kendisine ait olduğunu kabul etmesi, şikayetçi … ile tanıklar … ve …’in fotoğraftan sanığı teşhis etmeleri, sanığın şikayetçi tarafından Cumhuriyet Savcılığında yüz yüze kesin olarak teşhis edilmesi, tanık …ın yargılamanın tüm aşamalarında sanığı teşhiste ısrarlı olması karşısında; eylemin sübut bulduğu gözetilmeksizin sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/02/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.