Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19385 E. 2013/3359 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19385
KARAR NO : 2013/3359
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın eylemlerinin 1999 yılında başlayıp, 2005 yılının Aralık ayına kadar devam ettiği anlaşıldığından, suç tarihinin teselsülün sona erdiği 2005 yılının Aralık olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; serbest muhasebeci olarak çalışan sanığın, 1999 yılından itibaren Seferihisar Mal Müdürlüğü’nde … vergi numarasında kayıtlı bulunan katılanın işyerine ait muhasebe işlemlerini yürüttüğü, ancak katılanın mal müdürlüğüne yapılacak vergi ödemeleri için vermiş olduğu paralar ile yanında çalıştırmakta olduğu işçiye ait Sosyal Sigortalar Kurumu aylık sigorta primlerini makbuz karşılığında almış olmasına rağmen ilgili kuruma yatırmaması nedeniyle katılan hakkında tahakkuk eden vergi borçlarından dolayı takip işlemlerinin başlatıldığı anlaşıldığından, eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinin 2005 yılı Aralık ayı olduğu gözetilerek, sanık hakkında 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri doğrultusunda uygulama yapılması gerekirken, yürürlükte bulunmayan 765 sayılı TCK hükümlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.