Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19390 E. 2013/3586 K. 27.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19390
KARAR NO : 2013/3586
KARAR TARİHİ : 27.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık ile katılan arasında yapılan hizmet sözleşmesi uyarınca , sanığın, idaresindeki… plakalı araç ile Irak ülkesine götürülmek üzere teslim aldığı motorin yükü ile ,…,Gümrük Sahasına geldiği, yükleme yeri olan …Adana Tesislerinde yerinde 24.900 kg gelen yükün …, Gümrük Sahasında yapılan tartımda 24.500kg geldiği,sanığın , aracındaki yükte 400 kg eksiklik olduğu tespit edildiği, eksik çıkan bu yükü araca fiziki tespit tutanağında olmayan tamponu koymak suretiyle gizlemeye çalıştığı anlaşıldığından, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın temyiz dilekçesine eklediği,22.03.2007 tarihli havale makbuzu ile,suça konu zararı tamamen ödediğini beyan etmesi karşısında,gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde
belirlenebilmesi bakımından bu husus araştırılıp, somut olaya ilişkin sanık tarafından yapılan ödeme olup olmadığı, ödeme varsa sanığın etkin pişmanlık gösterip göstermediğinin değerlendirilerek sonucuna göre TCK’nın 168. maddesinin ve zararın giderilmesi yönünden CMK’nun 231/5 maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediği tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi