Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19397 E. 2013/4113 K. 06.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19397
KARAR NO : 2013/4113
KARAR TARİHİ : 06.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların birlikte hareketle İstanbul’dan Yalova’ya suç işlemek amacıyla geldikleri, eşya alma bahanesiyle katılan ile sanık …’un yaptığı pazarlıktan bir süre sonra, onun yeğeni olduğunu söyleyen sanık …’in katılanın işyerine giderek eşyaları almaya geldiğini söylediği, katılanın sanık … ile birlikte eşyaları arabaya yükleyerek sanık …’un daha önce söylediği benzin istasyonuna gittikleri, istasyonda bekleyen sanık …’in eşyaları bırakıp geldiklerinde parasını ödeyeceğini söylemesi üzerine eşyaların sanık …’in gösterdiği yere bıraktıkları ve katılanın istasyona parayı almak için gittiği, bu sırada eşyaların İstanbul’dan temin edilen bir araca tüm sanıklar tarafından birlikte yüklenerek götürüldüğü, katılanın petrol istasyonunda sanık …’i bulamayınca eşyaları bıraktığı yere geri döndüğü ancak eşyalarında götürülmüş olduğunu anladığı, olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1- Sanıklar …, …, … hakkında verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.06.2011 tarih ve 2011/9-88-116 sayılı kararı ile Adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamı bulunan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde tekerrüre esas olmayan ilam gösterilmek suretiyle sanık hakkında TCY’nın 58.maddesi uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, mahkemece sanığın mükerrirliği net olarak belirlenip kabul edildiğine göre, yanılgı nedeniyle hükümde gösterilen ve tekerrüre esas olmayan ilam hükümden çıkartılıp, yerine tekerrüre esas nitelikte diğer ilam yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine, ancak yanılgılı uygulamanın 5275 sayılı Yasanın 108/2 maddesindeki infaza eklenecek süre yönünden aleyhe değiştirmeme ilkesinin gözetilmesine karar verilmelidir” içerikli kararında belirtildiği üzere, mahkemece sanık …’ın mükerrirliği net olarak belirlenip kabul edildiğine göre yanılgı nedeniyle hükümde gösterilen ve tekerrüre esas olmayan Kartal 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2006 tarihinde kesinleşen 2005/423 Esas 2006/419 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümdeki 5237 sayılı Kanunun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas olan İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2003 tarihinde kesinleşen 23/06/2003 tarih 2002/924 Esas 2003/457 Karar Sayılı ilamı ile mükerrir olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanunun 58.maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunun 326/son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanunun 108/2 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Kartal 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2006 tarihinde kesinleşen 2005/423 Esas 2006/419 Karar sayılı ilamına konu 1 yıl hapis cezası esas alınarak belirlenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.