YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19465
KARAR NO : 2013/3548
KARAR TARİHİ : 27.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan …’ın, Bağkur prim borcu bulunması nedeniyle kendi sağlık karnesini kullanamaması üzerine, kayınbiraderi olan diğer sanık …’e ait sağlık karnesi ile …Devlet Hastanesi acil servisine muayane ve tedavi olmak için müracaat ettiği ve söz konusu sağlık karnesini kullanarak 43,00 TL zararın oluşmasına neden olduğu iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; Sosyal Güvenlik Kurumu Bağ-Kur …İl Müdürlüğünün 19/11/2007 tarihli cevabi yazısına göre, sanık …’ın suç tarihi itibariyle sağlık karnesinin bulunduğu, vizenin geçerli olmasının prim borçlarının olmamasına bağlı olduğu, içinde bulunduğu ayın prim aidatından fazla prim borcu olan sigortalıların karnelerinin vizesi olsa dahi hastaneler, eczaneler ve optikçilerden karnelerin kullanımı için provizyon alamamakta oldukları, …’ın 31/03/2007 tarihi itibariyle 0.10 kuruş borcu olduğunun tespit edildiği ve borcunu Nisan 2007 aidati ile birlikte 25/04/2007 tarihinde ödediğinden 23/04/2007 tarihinde hastaneden provizyon verilmemiş olabileceğinin bildirildiği, sanığın Nisan ayı prim aidatının 130,00 TL olduğu ve içinde bulunduğu ayın prim aidatından fazla prim borcu bulunmadığı anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle sanık …’ın kendi sağlık karnesini kullanarak muayene olmasına engel bir durumu bulunmadığı gerekçesiyle sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.02.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.