Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19502 E. 2013/3939 K. 05.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19502
KARAR NO : 2013/3939
KARAR TARİHİ : 05.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında kurulan hükümde temel ceza maddesi olarak TCK’nın 157/1.maddesi yerine, TCK’nın 15/1.maddesinin yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın avukatlık yapan katılan …’nın bürosuna gelip kendisinin Almanya’da çalışıp burada oturduğunu, Almanya’da çalışan kardeşinin eşinden 30.000 Euro ödeyerek anlaşmalı boşanacaklarını, ancak kardeşinin eşine boşanma gerçekleşmeden parayı vermek istemediklerini, bu nedenle bir avukat tutmak istediğini söylediği, katılan … ile 1.000 Euro vekalet ücreti konusunda anlaştıkları, katılanın sanığa vekalet bilgileri ve telefon numaralarını verdiği, aynı gün akşam katılanı arayan bir kişinin “abim seninle görüşmüş ben size vekaletname göndereceğim, bu … için size para göndereceğim, konsolosluktan vekalet çıkardığımda ve parayı gönderdiğimde tekrar ararım, siz boşanma kararı alınınca parayı eşime ödersiniz” dediği, ertesi gün aynı kişinin tekrar özel numaradan arayarak vekaletnameyi ve parayı gönderdiğini söylediği, bu arada … … Bankasından aradığını söyleyen bir kişinin katılan … Bergamaya 40.000 Euro havele geldiğini, saat 16.00 gibi bankaya gelirse paranın hazır olacağını söylediği, aramaların tamamının sanık tarafından yapıldığı, sanığın tekrar katılan …’ nın yanına gidip ” …’a gelen parayı almak için zamanı olmadığını, o saatte İzmir’e gideceğini mümkünse bu parayı kendisine şimdiden borç olarak ödemesini istediği sanığın hastaneye para yatırılacağı ısrarı üzerine katılanın 1.600 YTL yi sanığa verdiği, sanığın olay yerinden kaçtığı, Sanığın katılan …’dan habersiz olarak olay tarihinde katılan … ile de görüşme yapıp benzer hileli davranışlarla onu da aldatıp kendisine haksız yarar sağlamaya çalıştığı, ancak katılan … nun sanığa para vermediği, sanığın katılan …’ya karşı eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanığın müsnet suçları işlediği anlaşıldığından mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.