YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19610
KARAR NO : 2013/3795
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Kurumundan Hırsızlık (Dolandırıcılık Suçundan Dönüşen )
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında koşulları bulunduğu halde TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten … tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Somut olaya gelince, sanık …’ın, hastanede bulunan müştekilerden farklı zamanlarda görüşme yapmak üzere cep telefonlarını istediği, telefonları aldıktan sonra dışarı çıkarak olay yerinden uzaklaştığı şeklindeki eylemininde
müştekiler tarafından cep telefonlarının zilyetliğinin kısa bir süre için sanığa devredilmiş ve zilyetliğin devir iradesinin gerçekleşmemiş olması nedeniyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/06/2012 tarih, 2011/15-440 esas, 2012/229 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere sanığın kullandıktan sonra iade etmek üzere aldığı cep telefonunu geri vermemekten ibaret eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.