Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19695 E. 2013/3951 K. 05.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19695
KARAR NO : 2013/3951
KARAR TARİHİ : 05.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan vekilinin sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın katılan …’den 15.000 TL.’ye 15 adet büyük baş hayvan aldığı, karşılığında okuma yazma bilmeyen katılana, … tarafından düzenlenen, kefili de sanık … … olan, rakam ile bedeli 15.000 (On beş bin) TL, yazılı bonoyu verdiği ve sanığın borcunu ödememesi üzerine takibe geçildiği, takibin 15.000. TL üzerinden başlatıldığı, bonodaki miktarın 15 TL üzerinde kesinleştiği, bononun düzenlenmesine konu hayvan alım satımında büyükbaş hayvan miktarının 15 adet olmasına rağmen, bonodaki bedelin 15 TL düzenlendiği iddiasıyla açılan davada, suç işleme kastının bulunmadığından sanığın beraatine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA;
2-Sanık …’ın verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelenmesinde;
Sanığın, katılandan satın aldığı hayvanlar karşılığında verdiği senedin tutarının rakamla 15.000 TL, yazı ile “on beş” TL alarak yazılmış olduğu, senedi düzenleyen tanık …’nin yanlışlıkla “onbeşbin” yerine “onbeş” yazdığı senedin bedelinin ödenmemesi üzerine katılanın icra yolu ile senet bedelini tahsile giriştiği, ancak sanığın vekili aracılığı ile senet tutarının “15” TL olduğu itirazında bulunduğu ve yargılama sonunda itiraz kabul edilerek kurulan hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, alış verişin yapıldığı sırada oluşan nizamın hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraatı yerine sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.