YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19841
KARAR NO : 2013/4038
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için ise; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılanın sanık …’ın satış sorumlusu olarak çalıştığı, diğer sanık …’ a ait iş yerinden dört adet beyaz eşya satın aldığı, 12.000 TL olan bedelin 6.000 TL sini taksitle ödediği, malların teslim
zamanı geldiğinde kalan 6.000 TL’ yi de 23 ayda taksitle olmak üzere kredi kartı ödediği, sanık …’ ın 6.000 TL nakit ödendiği, kalan 6.000 TL’ nin de kredi kartı ile ödendiği ve malların 15 gün içerisinde teslim edileceğine dair sipariş formu düzenleyip imzalayarak katılana verdiği, ancak malların süresinde teslim edilmemesi üzerine katılanın sanıklara müracaat ettiği, sanıkların ise nakit ödenmesi gereken 6.000 TL’ nin ödenmediğini belirterek teslimat yapmadıklarını beyan ettikleri, daha sonra buzdolabı dışında kalan malların teslim edildiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; eylemin alım-satım ilişkisinden kaynaklanan hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, atılı suçların unsurları oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.