Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20009 E. 2013/4676 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20009
KARAR NO : 2013/4676
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, müştekinin yetkilisi olduğu…, Yapı. San. ve Tic. Ltd. Şirketinin muhasebecisi olduğu, müştekinin şirketin zarara uğratıldığı gerekçesiyle noter kanalıyla ihtarname göndererek şirketine ait defter ve belgeleri istediği halde sanığın iade etmediği, müştekinin şikayeti üzerine İzmir … odasınca bir yıl süreyle geçici olarak faaliyetten men cezası aldığı halde sözkonusu defter ve belgeleri iade etmediği anlaşıldığından sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezasının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini ve tam gün sayısı belirtilerek adli para cezası tayini gerekirken yazılı şekilde yıl ve ay olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezası uygalamasına ilişkin bölüm tamamen çıkartılarak yerine ”5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, zikredilen yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, verilen 4 gün karşılığı adli para cezasının belirtilen yasanın 52/2 maddeleri gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den paraya çevrilerek sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına”, yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.