YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20035
KARAR NO : 2013/4306
KARAR TARİHİ : 11.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın … … Şubesi’ne gelerek gişe görevlisi … …’ya kendisini komiser olarak tanıtarak 6000 … satın almak istediğini söyediği, işlem için nüfus cüzdanı ve vergi kimlik numarası istendiğinde noter işlemleri nedeniyle noterlikte bulunduğunu söylemesi üzerine işlemin bu şekilde yapılamayacağının belirtilmesi üzerine sinirli bir şekilde şube müdürü …’ın odasına gittiği, burada kendisini yeni atanan komiser … olarak tanıttığı, gece nöbet tuttuğunu yorgun olduğunu, ailesinden kalan mirası bankada değerlendirmek için bilgi almak istediğini söylediği, bu şekilde müdürün odasında bir süre kalmayı sağlayıp, telefonla bir arama yaparak “parayı … Şubesi’ne getirin” şeklinde beyanda bulunduktan sonra 6000 … bozdurmak istediğini bildirmesi üzerine, müdürün kendisini yönlendirdiği, sanığın tekrar aynı gişe görevlisine gittiği ve müdürün haberi olduğunu, kendisine kısa süre içerisinde 64 bin TL geleceğini …’nun karşılığını bu paradan verip, bankaya eşi adına hesap açtıracağını bildirdiği, sistemin yeniden vergi kimlik numarası sorması üzerine işlem gerçekleşmeyince tekrar sanığın müdürün odasına gittiği,gişe görevlisinin işlemi karıştırdığını bildirip, müdürden yardımcı olmasını istemesi üzerine müdür ile birlikte çıktıkları ve müdürün, gişe görevlisine sinirli bir şekilde “… işlemi yapacaksın bilmiyormusun” diyerek tekrar odasına döndüğü, sanığın görevliye işlemi yurt dışı yapması halinde vergi kimlik numarası sormayacağını bildirmesi üzerine,gişe görevlisinin bu şekilde işlemi gerçekleştirdiği ve 6000 …’yu sanığa teslim ettiği, parayı alan sanığın tanıdığı initibaını uyandırdığı müdürün yanına gideceğini söyleyerek uzaklaştığı, daha sonra farkettirmeden bankadan ayrıldığı anlaşılmakla, dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesindeki isabetsizlik, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.