Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20096 E. 2013/4531 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20096
KARAR NO : 2013/4531
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
2004 ve 2005 yılı için doğrudan gelir desteğine başvuran sanık …’nin, 101 numaralı parselde kendisine ait olan 84 dekarlık alan için başvurması gerekirken toplamda 90 dekarlık alan, 102 numaralı parselde ise kendisine ait 49,462 m2’lik alana başvurması gerektiği halde toplamda 53 dekarlık alan için müracaatta bulunduğu ve bu şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs ettiği iddia olunan somut olayda; suça konu parsellerle ilgili şikayette bulunan … …’nın sanık aleyhine açtığı Harran Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasının sanık aleyhine sonuçlandığı ve 22.10.2003 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleşmesine rağmen tapuya tescil işleminin yapılmadığı, sanığın da bu karardan haberi olmadığını ve söz konusu arazilerin halen kendisine ait olduğunu sanarak müracaatta bulunduğunu beyan ettiği, tescil işleminin sanığın müracaatından sonra 04.10.2005 tarihinde yapıldığı, sanığın müracaatta bulunduğu tarih itibariyle suça konu arazilerin tamanının tapuda kendi adına kayıtlı olduğu, kaldı ki bu parsellerdeki taşınmazların sadece 1/15’lik kısmı … … adına tescil edildiği, sanığın fazladan gelir desteği aldığını öğrenmesi üzerine 27.01.2006 tarihinde gecikme faiziyle birlikte iade ettiği anlaşıldığından, sanığın mahkumiyetine yeterli,her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.