YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20135
KARAR NO : 2013/4485
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın Halk Eğitim Merkezinde kursiyer olduğu, Kaymakamlık tarafından Tarsus’ta işsiz kişilerin tespiti için anket yapılmasına, anketörlerin de Tarsus’ta Halk Eğitim Merkezinde kursiyer olanlardan seçilmesine karar verildiği, sanığın … Mahallesi için görevlendirildiği, şikayetçilerden … …’in evine gittiği, burada diğer şikayetçilerinde bulunduğu, Kaymakamlığın faizsiz ve kefilsiz kredi verdiğini ancak dosya parası olarak 20,00 TL alınacağını söylediğini ve şikayetçilerden 20,00 TL dosya parası adı altında para aldığı, üzerine atılı müsnet suçu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, paraya çevrilmesi sırasında uygulanan TCK 52/2 maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nun 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili bölümüne, “günlüğü” ibaresinden önce gelmek üzere “bu cezanın 5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesi gereğince” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.