Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20168 E. 2013/4777 K. 14.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20168
KARAR NO : 2013/4777
KARAR TARİHİ : 14.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Yalan Tanıklık, Resmi Belge Düzenlenmesinde Yalan Beyanda Bulunma
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında yalan tanıklık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz siteminin incelenmesinde,
Yalan tanıklık suçunu işlediği iddia olunan sanığa yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi hazinenin kamu davasına katılma hakkı bulunmaması nedeniyle mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde,
5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’nın 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
3-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, gayri resmi eşi olup hamile olan …’yi olay tarihinde doğum sancılarının başlaması üzerine Denizli Devlet Hastanesi doğum servisine götürerek kız kardeşi olan mağdur …’a ait yeşil kartı kullanmak suretiyle tedavisini yaptırıp kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın gayrı resmi eşini ve doğacak çocuğunu muhakkak bir tehlikeden kurtarma zorunluluğu karşısında bu hayati tehlikeden korumak ve doğumu gerçekleştirmek amacıyla başkasına ait yeşil kartı kullandığı bu halde, eyleminin TCK’nın 25/2.maddesi kapsamında kalması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/3-b maddesi gereğince sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.