YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20182
KARAR NO : 2013/4799
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’nun, eşi olan sanık … …’nun sekreter olarak görev yaptığı işyerinde kendisine yatırması için tevdi edilen paraları yatırmayıp uhdesinde tutmak suretiyle gerçekleşen eylemine iştirak ettiğine dair mahkumiyetine yeter nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle müsnet suçtan beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-Sanık … … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
İzmir Barosu Avukatlarından müşteki …’un yanında sekreter olarak görev yapan sanığın, 2004 yılı Mart ve 2006 yılı Şubat ayları arasında kendisine yatırılması amacı ile tevdi edilen 7.576 TL gelir vergisi, stopaj ve KDV bedeli, 3.396 TL kendisine ait sigorta pirimi, 3.989 TL avukatlık topluluk sigorta primini yatırmayarak uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; müştekinin yanında sekreter olarak çalışan sanığın eyleminin müşteki ile aralarındaki hizmet ilişkisine göre görevi ile ilgisi bulunmayıp TCK’nın 155/1 maddesindeki “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.