YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20189
KARAR NO : 2013/4436
KARAR TARİHİ : 12.03.2013
MAHKEMESİ : Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… plaka sayılı Wolksvagen marka aracın tanık … … adına kayıtlı iken …’ın dayısı … … tarafından sanık … …’a haricen satılıp teslim edildikten sonra, Kiraz Noterliği’nde yapılan araç satış sözleşmesi ile sanık … …’ye satıldığı, bu işlem yapılırken … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanının kullanıldığı, araç, bu şekilde sanık … adına … plaka numarası ile tescil edildikten sonra her iki sanığın Denizli ilinde oto galeri işi yapan katılanın yanına gittikleri ve pikap almak istediklerini söyledikleri, sahte kimlikle devri alınan aracın bu defa katılan …’e ait … plaka sayılı araçla takas edildiği ve bu aracın noterden devri yapılarak sanık …’a satılıp teslim edildiği, araç takasından doğan 17,000 TL lik borca karşılık sanık … tarafından 17,000 TL bedelli, keşidecisi … Limited Şirketi gözüken çekin katılana verildiği, çekin bankaya ibrazında sanık …’ın çek imzalamaya yetkisinin bulunmaması nedeniyle ödeme yapılmadığı, … plaka nolu aracın sahte kimlikle Kiraz noterliği aracılığıyla satımına dair eyleme ilişkin soruşturmanın ayrıca yürütüldüğü, Tanık …, sanık …’nın söz konusu firmaların ortaklarından biri olduğunu, sanık …’ın yine bu şirketle ilişkisi bulunduğunu; ancak bu kişinin şirkete ait çekleri kendi bilgisi, izni ve muvafakati dışında kullandığını belirttiği, sanığa çek keşide etmesi için verilen yetkilerin daha önce kaldırıldığı, böylece sanıkların, fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek önce haricen satın aldıkları tanık …’a ait … plaka sayılı aracın sahte belgelerle kiraz noterliğinde sanık …’ya satışını ve adına tescilini sağladıkları, bu şekilde elde ettikleri aracı katılan ile yaptıkları takasta kullanıp … plakalı aracı aldıkları, takastan arta kalan borç için suça konu sahte çeki verdikleri, sanıkların çek keşide etmeye yetkilerinin bulunmadığı, bu şekilde her iki sanığın resmi belgede sahtecilik ve bankayı vasıta kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
1-Sanık … … hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … … hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığın adli sicil kaydındaki sabıkasında yer alan eylemin, suç olmaktan çıkarılmış olması, bu nedenle silinme koşullarının oluşması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; her iki hükümde yer alan TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkralarından çıkartılmak suretiyle hükümlerin ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.