Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20191 E. 2013/4384 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20191
KARAR NO : 2013/4384
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen şikayetçi kurum vekilinin, 5271 Sayılı CMK’nın 237/2 ve 238.maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilip, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlendikten sonra, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nun, 27.11.1999 tarihinde kurulan … Ltd. Şti’nin ortağı olduğu ve 12.05.2005 gününe kadar şirketi, temsil ve ilzama yetkili müdür olarak yönettiği, 06.06.2005 tarihinde ise müdürlükten ayrıldıktan sonra, 16.03.2006 günü şirketteki 200 adet hissesini de … …’na devrederek şirketle ilişiğini sonlandırmasına karşın, mağdur …’a olan borcu nedeniyle T.C. … Bankası’ndaki şirkete ait çek hesabından 3197244 numaralı çeki 10.700,00 TL bedelli olarak 07.04.2006 günü keşide ederek verdiği, aynı borç sebebiyle iki adet bonoyu da şirket adına tanzim ederek mağdura verdiği, borcun ödenmemesi üzerine mağdurun başlattığı icra takiplerinde şirket yetkilisi tarafından verilmediklerinin belirtilmesi suretiyle borca itiraz edildiğinden bahisle mağdura yönelik dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında kambiyo senetlerini teminat karşılığında vermiş olduğunu beyan etmesi, mağdurun duruşma sırasındaki ifadesinde, 37.000 TL.yi sanığa rızasıyla borç olarak verdiğini belirtmiş olması nedeniyle sanığın herhangi bir hilesinden söz edilemeyeceği, ayrıca sanığın şirketteki hisselerini devretmesine ve müdürlük görevinden ayrılmasına karşın, Osmaniye 3.Noterliği’nin 10.05.2002 tarih ve 3967 yevmiye numaralı vekaletnamesinden, şirket yetkilisi … … tarafından şirketi borçlandırmaya yönelik her türlü çek ve bonoyu düzenlemeye ilişkin sanığa yetki verildiği hususları gözetilerek, üzerine atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 11.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.