YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20206
KARAR NO : 2013/4768
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın 24.08.2005 tarihli … gazetesine vermiş olduğu “…” “acele gayrimenkullerinize, çeklerinize nakit para ,… …“ içerikli ilanı gören müştekinin ilanda belirtilen irtibat telefonunu arayarak sanık ile kredi almak konusunda görüştüğü, isteği üzerine 1.300 TL parayı sanığa ait … Bankası … Şubesi’ne, tapu fotokopisini de kendisine verdiği numaraya faksladığı ancak kredi alamadığı gibi bir daha sanığa ulaşamadığı, sanığın kendisine verdiği adreste … … isminde bir firmanın da bulunmadığı, bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda, sanık müdafinin sanığın cezaevinde bulunduğu sırada hesap hareketlerinin devam ettiğinin anlaşıldığı benzer davalarda sanığın beraatine karar verildiği ne dair beyanı ile mahkemenin suç tarihinde sanığın cezaevinde bulunmadığına dair dosya içerisinde bulunmayan yazı cevabına dayalı kabulü karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; gerekçede belirtilen aynı mahkemenin 2007/231, 2007/282, 2007/307 ve 2008/141 esas sayılı dosyaları ile,yine Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/44 esas sayılı dava dosyası, örnekleri bulunan iddianamelerle varsa sanık ile başka ilgili kişiler hakkındaki benzer olaylara dair diğer dava dosyalarının getirtilip ayrıntılı şekilde incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin ve sanığın cezaevinde bulunduğu dönemlerin tespitine dair yazının da dosyaya konulması ile birlikte, tüm deliller ve sanığın cezaevinde bulunduğu dönemlerdeki adına açılmış hesaptaki hareketler de tartışılıp tüm delilerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.