YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20209
KARAR NO : 2013/4779
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Hakkındaki hüküm kesinleşen … …’in satılık daire ilanı üzerine müştekiyi arayarak kendisinin eski dönem milletvekili adayı olduğunu söyleyip iki dairenin alımı hususunda 700.000 TL’ye telefonda anlaştıkları, dairelerin tapu devrinin yapılacağı gün … … ile yanında sekreter olarak çalışan sanık …’nın elinde bir çanta bulunduğu halde birlikte tapu dairesinin önüne gittikleri ve müşteki ve oğlu tanık … ile buluştukları,müştekinin tapuda devir işlemi yapılmadan önce parayı istemesi üzerine hakkındaki hüküm kesinleşen…’in parayı devirden sonra bankadan çekeceklerini söylediği, bunun üzerine müştekinin bu halde açık senet imzalamasını istediği, buna karşılık…’in “iki … bir bayana güvenmiyor musunuz? kaçacak mıyım yoksa” diyerek müştekiyi ikna ettiği ve…, müşteki ve oğlu tanık …’ın tapu dairesine giderek devir işlemlerini yaptığı, bu sırada sanık …’nın onları elindeki çanta ile pastanede beklediği, tapudaki işlemler tamamlandıktan sonra sanık … da alıp bankadan para çekmek üzere araca bindikleri, yolda…’in sanık …’nın …’tan parayı çekeceğini söyleyerek sanık ……yı para çekmek üzere bankaya gönderdiği, bu sırada tanık …’ın sanık …’nın arkasından bankaya gittiği ancak sanığın ortadan kaybolduğu, müşteki ve…’in arabada beklediği sırada sanık …’nın…’i telefonla arayıp bir şeyler söylemesi üzerine…’in müştekiye paranın bir kısmının … Bankası şubesinde olduğunu söylemesi üzerine bankaya gittikleri, burada müştekiye 2.katta beklemesini söyleyen…’in alt kata inerek ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, sanık …’nın hakkındaki hüküm kesinleşen… ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek elinde bulunan çanta ile müştekiyi paranın yanında olduğuna inandırıp daha sonra para çekmek için … önünde araçtan inip bankaya girdikten sonra ortadan kaybolmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.