Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20210 E. 2013/4431 K. 12.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20210
KARAR NO : 2013/4431
KARAR TARİHİ : 12.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, … Başmühendisliğinde 4857 sayılı yasaya tabii olarak işçi statüsünde görev yaptığı, kendisinin, abone açma, kaçak sayaç işlemleri, tahakkuk ve abonelerden para tahsil etme ile vezne işlemleriyle ilgili görev ve sorumluluğunun bulunduğu, kendisine İlgili kurumca … sistem programını kullanma konusunda kurs verildiği ve kurs sonucunda kullanıcı ve veznedar kodu teslim tutağı ile şifre verilerek görevlendirilmesinin yapıldığı, sanığın, Mengen’de bulunan elektrik abonelerinden … sistemini kullanarak tahsil ettiği elektrik bedelleri karşılığında tahsilat makbuzu yerine tahakkuk makbuzu düzenleyip tahakkuk makbuzlarının bir nüshasına ödendi kaşesi vurarak abonelere verdiği, diğer nüshasını imha ettiği, tahsil ettiği paraları kurum hesaplarına yatırmadığı, böylece toplam 315 işlemde 22.399.00 TL’yi uhdesinde tuttuğu, faiziyle birlikte toplam 24.500.00 TL parayı kuruma iade ettiği, bu şekilde hizmet hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunun işlendiğinin iddia edildiği olayda, suçların işlendiği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Hapis cezası hesaplanırken sonuç olarak, sanığın 2 yıl 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına denilmesi yerine hesap hatası yapılarak 1 yıl 12 ay 10 gün denilerek hüküm kurulmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır ve bu nedenle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.