Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20409 E. 2013/4391 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20409
KARAR NO : 2013/4391
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık(suç vasfı değişikliği ile Güveni Kötüye Kullanma),Sahte Özel Belge Düzenlemek,Suçtan Hasıl Olan Parayı Bilerek Kabul Etme
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık, …’nin katılanlara ait işlettikleri … … İht.İhrc.Ltd.Şti.de muhasebe ve finans sorumlusu olarak çalıştığı,katılan …’in imzasını taşıyan faks yazısı ile … Bakırköy Şubesinden 350.000 … kredi talep edildiği, talep edilen bu kredinin bankaca kabul gördüğü, bankaya bizzat gidip bu parayı çektiği, kardeşi sanık …’in de bildiği halde verdiği parayı kabul ettiği, bu şekilde bankadan şirket adına kredi adı altında çekilen ve almaya yetkili olduğu parayı şirket hesabına aktarılması gerekirken mal edinildiği şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda;
1)Sanık … … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 165/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 125 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ”5237 sayılı TCK’nın 165/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 4 gün karşılığı,aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Oluşa, dosya içeriğine ve mevcut kanıtlara göre sanığın, katılan …’in imzasını taklit ederek … Bakırköy Şubesinde çalıştığı şirket adına 350.000 … kredi verilmesini sağlaması ve kredinin ödenmesi için sahte belge düzenlemesi biçiminde gerçekleşen eylemlerinin özel belgede sahtecilik ve bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıclık suçlarını oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 11/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.