YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20423
KARAR NO : 2013/10768
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan ile sanığın aynı iş yerinde çalıştıkları, sanığın katılanın falına baktıktan sonra ailesi ve kendisi ile ilgili bazı hususları bilmesi üzerine katılanın sanıktan etkilendiği, bunu fırsat bilen sanığın kendisinin doğa üstü güçleri olduğunu, Allah katında 18. sırada olduğunu, geleceği gördüğünü, kendisinde şehit ruhu olduğunu ve ölüp tekrar dirildiğini söyleyerek, farklı tarihlerde katılana işi ve sosyal yaşantısı ile ilgili birtakım vaadlerde bulunarak veya ailesinin başına zarar geleceğini söyleyip para almak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği somut olayın; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen dini inanç ve duyguların istirmar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturmasına rağmen, sanık hakkında aynı Kanun’un 157.maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Yasanın 326/son hükmüne göre ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.