Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20626 E. 2013/4953 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20626
KARAR NO : 2013/4953
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nın babası olan diğer sanık …’dan 03/04/2006 tarihinde aldığı keşide yetkisini içermeyen vekaletname ile babasına ait hesaba ilişkin çek karnesini bankadan teslim aldığı, sanık …’ın yetkisiz olduğunu bilerek bayiliğini yaptığı katılan şirkete çek keşide ettiği ve sanık …’nin buna iştirak ederek resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların katılan ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacak borç ilişkisi nedeniyle çıkan anlaşmazlıktan dolayı suça konu
çeki ödemedikleri, katılan şirketin sanıklardan … hakkında suça konu çekle ilgili … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2006/79 esas sayılı dosyasında yürüttüğü icra takibinde borca ve imzaya itiraz etmedikleri, sanık … tarafından babası sanık … hesabından aynı şekilde düzenlediği çeklerin katılan şirket tarafından kabul edilip tahsil edildiği, sanıkların sahte resmi evrak düzenlemek ve dolandırıcılık kastıyla hareket etmedikleri, dolayısıyla atılı suçların manevi unsurunun somut olayda gerçekleşmediği, sanığın suça konu çeki keşide ederek müştekiye vermesi sonucunda oluşan karşılıksız çek keşide etme suçunun 6273 sayılı yasa ile suç olmaktan çıkarılarak idari yaptırıma dönüştürülmüş olduğu anlaşılmakla, suç kastı ile hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden verilen beraatlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.