YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20649
KARAR NO : 2013/5028
KARAR TARİHİ : 19.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Katılan vekilinin yüzüne karşı tefhim olunan 24.04.2008 tarihli beraat hükümlerine yönelik verdiği aynı tarihli süre tutum dilekçesinde, diğer sanıkların isimleri yazılı olmasına rağmen sanık …’ın isminin yazılı olmadığı, ve 24.06.2008 tarihli gerekçeki temyiz dilekçesiyle sanık … yönünden verilen beraat kararını da temyiz ettiği anlaşılmakla;
Katılan vekilinin, sanık … yönünden yasal süresi geçtikten sonra verdiği 24.06.2008 günlü temyiz ineleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Kronik böbrek yetmezliği olan sanık (müteveffa) …’ın, suç tarihlerinde haftada en az üç kez Görele Devlet Hastanesi Diyaliz Merkezine tedavi amacıyla gittiği, sanığın ikametinin Görele İlçesi Soğuksu Mahallesi olmasına rağmen, Eynesil İlçesi Dereköy Köyü muhtarı olan sanık …’dan ikametgah ilmuhaberi alarak sanık …’a ait ticari taksiyle Eynesil İlçesi Dereköy’den gidiş geliş yapıyormuş gibi beyanda bulunduğu ve taşımacılık yapan sanık …’in kesmiş olduğu fatura bedellerini sanık …’nın oğlu olan sanık …’ın katılan kurumdan tahsil ettiği ve böylece sanıkların kamu kurumuna karşı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda; tanık beyanları ve Eynesil İlçe Jandarma Komutanlığının tutanağına göre, sanık …’nın Eynesil ilçesi Dereköy köyünde oturduğu, genel olarak buradan Görele’ye özel araç ile gidiş geliş yaptığı, diyaliz cihazından çıktıktan sonra dinlenmek amacıyla bir iki saat Görele’deki oğlu olan sanık …’ın evinde kaldığı, daha sonra tekrar köye gittiği, kışın yollar kapandığında yine Görele’de kaldığı, ancak suç tarihinde sanığın Eynesil ilçesi Dereköy Köyünde kaldığı, bu durumda sanıkların cezalandırılmasına yetecek derecede kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği anlaşıldığından, sanıkların beraatlerine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Elektronik ortamda (UYAP) mernisten alınan 14/03/2013 tarihli nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hüküm tarihinden sonra 28/06/2010 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 Sayılı TCK’nın 64.maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca hükmün, BOZULMASINA, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.