Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20694 E. 2013/4899 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20694
KARAR NO : 2013/4899
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma(Hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.07.2008 tarih ve 2008/3-173 Esas, 2008/190 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; bir suç nedeniyle verilen karar içerisinde yer alan cezalardan her biri ayrı bir hüküm oluşturmayıp, tamamının tek bir hükmü meydana getirdiğinden hareketle somut olayda; sanığa aynı hüküm içerisinde verilen 10 ay hapis ve 1500 TL. para cezasının temyizi mümkün olduğundan, adli para cezasının kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine dair Çorum 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 27.06.2008 tarih ve 2007/270-2008/233 sayılı ek kararının kaldırılması suretiyle yapılan incelemede;
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Güveni kötüye kullanma suçunda ise, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Sanığın suç tarihinde şikayetçiden görüşme yapmak için aldığı şikayetçiye ait cep telefonunu geri vermeyerek şikayetçinin yanından uzaklaştığının iddia ve kabul olunması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.06.2012 tarih ve 2011/15-440 Esas-2012/229 Karar sayılı ilamı gereğince; eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1.maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakların gözetilmesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.