Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20707 E. 2013/4903 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20707
KARAR NO : 2013/4903
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi İhmal, Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Görevi ihmal suçundan beraat, Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik itirazların incelenmesinde;
5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’ nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE,
2-Görevi ihmal suçundan kurulan beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, katılanın vekilliğini üstlendiği … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 21.04.2004 tarih ve 2004/14 Esas-2004/162 Karar sayılı ilamının kendisine 30.04.2004 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, temyizden feragat dilekçesi vererek o gün itibariyle kararın kesinleşmesine sebebiyet vererek görevi ihmal suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; suç tarihinin 30.04.2004 olarak kabulü gerektiğinden, gerekçeli karar başlığında hatalı yazılan suç tarihinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Avukat olan sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i itibariyle tabi olduğu dava zamanaşımının, soruşturma ve kovuşturma izinlerinin istendiği tarihten iznin verildiği güne kadar durduğu, durma sürelerinin hesaba katılması halinde dahi suç tarihi olan 17.05.2004’ten temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK.’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.