YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20708
KARAR NO : 2013/4901
KARAR TARİHİ : 18.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın, Bartın Askerlik Şubesi Başkanlığı emrinde sivil memur olarak çalıştığı, aynı yerde görev yapan memur …’a ait kimlik bilgileriyle ilgilinin bilgisi ve rızası olmaksızın 2006 yılının Temmuz ayında … Akbank Şubesi’ne internet aracılığıyla kredi başvurusunda bulunduğu, başvurunun onaylanması üzerine bankaya giderek kendisini … olarak tanıtıp, adı geçene ait nüfus cüzdan fotokopisini ve maaş bordrosunu ibraz ettiği, banka çalışanlarının, sanığın Askerlik Şubesi Başkanlığı’nda çalışıyor olmasına güvenip, ayrıca kimlik bilgisi sormayarak sanığa 2400,00 TL tutarında kredi verdikleri, ancak geri ödeme sırasında bedelini zamanında ödemediğinden banka tarafından mağdur …’a haber verilmesi üzerine durumun ortaya çıktığı anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 Sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrası (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde suçtan elde edilen haksız menfaat miktarının belli olduğu durumlarda, tespit olunacak temel günün, suçtan elde olunan haksız menfaatinin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırım ve eksiltmelerin yapılmasından sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak bir gün karşılığı miktarın çarpılması neticesinde, sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken, doğrudan haksız elde edilen yararın iki katı esas alınarak artırım ve indirimlerin bunun üzerinden yapılması suretiyle, sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
2-5237 Sayılı TCK’nın 53/4.maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1.maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un adli para cezasına ilişkin kısımların çıkarılarak yerine, “sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesi gereğince haksız menfaatin iki katı olan 4800 TL karşılığına tekabül eden 240 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 168. maddesi gereğince 2/3 oranında indirim yapılarak 80 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 62. madde gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 66 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52/2 maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL.den hesap edilerek sonuç olarak 1320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” denilmesi ile hüküm fıkrasından TCK.nın 53. maddesine ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.