Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20761 E. 2013/4855 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20761
KARAR NO : 2013/4855
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, çocuğu …’ın hastalanması üzerine kararı temyiz etmeyen diğer sanık …’ün çocuğu olan … adına düzenlenmiş olan … seri numaralı yeşil kart sağlık cüzdanını alarak Osmaniye Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine gittiği, çocuğu …’yı … olarak tanıtarak çocuğunun tedavi işlemlerini … adına düzenlenmiş yeşil kartı kullanarak yaptırdığı olayda; yeni doğan servisinde yatacak olan hastanın 28 günlükten büyük olmaması gerektiği ancak; sağlık karnesinin asıl sahibi …’ün 2 yaşında olması nedeniyle durumun görevlilerce tespit edilerek tutanağa bağlandığı, dolayısıyla sanığa atılı eylemde hilenin aldatıcı nitelikte bulunmadığı, dolandırıcılık suçunun yasal unsurunun oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekillde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-08.07.2005 gün 25869 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5377 Sayılı Yasanın 19. maddesi ile 5237 Sayılı Yasanın 158/1-son maddesine ilave edilen “Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde … adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz” şeklindeki ek cümlenin, maddede görülen sınırlar içerisinde tayin olunacak birim gün ile bir gün karşılığı takdir olunacak miktarın çarpılması sonucu bulunacak tutarın, elde edilen menfaatin iki katından az olması halinde çıkarın iki katına çıkarılması gerektiği gözetilmeden, gün üzerinden adli para cezası tayini yerine yazılı şekilde, nispi para cezasına hükmolunması,
2- Davaya konu adli emanetin 2008/115 sırasında kayıtlı yeşilkart sağlık karnesinin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.