Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20779 E. 2013/4862 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20779
KARAR NO : 2013/4862
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilip 12.01.2009 tarihinde tebliğ olunan mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 20.01.2009 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık … Osman Zeybekoğu hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün, resmi dairelerle, belli ve çok sınırlı abonelere gönderilen ve bu nedenle, ilan konusunun ilgilisinin bilgisine ulaştıracak en emin gazete niteliğinde olmayan Resmi Gazete ile ilanen tebliğinin 7201 Sayılı tebligat yasasının 29. maddesine aykırı ve usulsüz olması karşısında; temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edildiğinden, 28.04.2010 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’ın kararı temyiz etmeyen sanıklardan …’ın resmi nikahlı eşi olduğu ve aralarında geçimsizlik bulunduğu için ayrı yaşadıkları, sanık …’nun da ekonomik sıkıntıları olduğu, sanık …’nun arkadaşı olan … ile görüşerek kredi ihtiyacı olduğunu, kendisine ait olan ancak tapuda … üzerine kayıtlı Menemen de bulunan iki katlı evi tapudan … üzerine devrini yapacağını ve …’ın da tapudan devrini …’ın üzerine yaparak … adına kredi çekileceğini söylediği ve kendisinden yardım istediği, sanık …’ın da …’ın teklifini kabul ettiği, beraat eden sanık …’ın kefil olacağı, ikinci kefil olarak da sanık …’ın eşi olan katılan …’ın gösterileceğini, …’ın …’e söylediği, …’in de kabul ettiği ve eşine belediyeden istediklerini söyleyerek eşinin nüfus cüzdan ve sigorta kartını istediği ve bunların fotokopisini çekerek bankaya kredi çekmek için başvuruda bulundukları ve kimliği tespit edilemeyen bir bayan da olduğu halde sanıklar …, …, … ve …’ın Karşıyaka Oyakbank şubesine gittikleri ve konut kredisi talebinde bulundukları, kredinin … adına çekildiği müteselsil borclu ve kefil olarakda sanıklar … ile katılan …’ın gösterildiği, sanık …’nun …’ın nüfus cüzdan fotokopisi, sigorta kartının …’dan temin ederek bankaya verdiği ayrıca gerçekte …’nun çalıştırdığı ancak …’ın üzerine kayıtlı işyerinde katılan …’ın çalışıyormuş gibi maaş yazısını hazırlayıp bankaya verdikleri ve bu şekilde 48.000 YTL konut kredisini Karşıyaka Oyakbank şubesinden çektikleri olayda; nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.03.2013 Tarihinde oybirliğiyle karar verildi.