Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20814 E. 2013/4872 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20814
KARAR NO : 2013/4872
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Doktor olan sanığın, özel muayenehanesini kapattığını bildirmesine rağmen faaliyetine devam ettiği ve döner sermayeden haksız kazanç sağladığı iddia edilen olayda; sanığın, muayenesini 31.12.2004 tarihinde kapattığını, vergi dairesi ve maliye ile ilgili ilişkilerini kestiğini, muayenehanesini eve dönüştürdüğünü savunduğu, dosyadaki bilgi ve belgelerden Aydın Efeler Vergi Dairesi Müdürlüğünce 3.1.2005 tarih ve 5067 sıra nolu yoklama fişinden doktorluk faaliyetini terkettiği, … Gıda ve Çevre Kontrol Şube Müdürlüğünün 25.01.2005 tarih ve 1/2 sayılı tutanağından işyerindeki aletlerin ambalajlanarak kullanılmadığının tesbit edildiği, kurumca, döner sermayeden ödenen ek ödemenin iadesi yolundaki işlemin iptali isteğiyle adı geçen tarafından Aydın 1.idare Mahkemesinde açılan davada 8.6.2007 tarih ve 2007/194 esas no’lu kararla yürütmenin durdurulmasına karar verildiği dolayısıyla iddia edildiği gibi sanığın serbest çalıştığına dair mahkumiyetine yeterli somut delil bulunmadığı ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına yöenelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.