YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20846
KARAR NO : 2013/5176
KARAR TARİHİ : 20.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan … ile … Kollektif Şirketi ile … Itriyat AŞ.’de ortak oldukları, … Kollektif Şirketindeki ortaklığın 01.04.2005 tarihinde düzenlenen fesih sözleşmesi ile sona erdirildiği ve fesihnamenin şirket ortakları olan sanık ve katılan … tarafından imzalandığı, 27.04.2005 tarihinde de telkin ettirildiği, şirketin iki ortağının bulunması 01.04.2005 tarihinde fesihname düzenlenmesinden sonra Ticaret Kanunu hükümlerine göre tek ortaklı Kollektif Şirketinin hayatiyetini sürdüremeyeceğinin sanık tarafından da bilinmesine rağmen sanığın 01.04.2005 tarihinden sonra … Kollektif Şirketi adına bankadan çek karnesi aldığı ve ve suça konu çekleri kullandığı, 9.000 TL’lik çekin Nil Koll. Şirketi adına sanık tarafından keşide edilip, … Itriyat Aş. şirketinin cirosu ile katılan …’a verildiğinin anlaşıldığı olayda, sanık hakkında 06.03.2007 tarihli iddianame ile sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla gerçeğin kuşkuya meydan vermeyecek şekilde açığa çıkarılması bakımından; çek karnelerinde bulunan ve kullanılan çok sayıdaki çekin muhataplarının kimler olduğu denetemi izin verecek şekilde belirlenip olayın mağdurları tespit edildikten sonra ifadelerine başvurulup beyanları değerlendirilerek bu çeklerin alışveriş sırasında mı verildiği yoksa alışverişten sonra önceden doğan borç kapsamında mı verildiği dolandırıcılık eylemlerinin tek suça mı vücut verdiği ayrı ayrı mağdurlara karşı ayrı suçlar mı oluşturduğu teselsülün ne şekilde oluştuğu açıklattırılıp sonucuna göre sahtecilik ve dolandırıcılık eylemleriyle ilgili sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken oluşa uygun olmayan ve denetime izin vermeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilleri ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.