YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20988
KARAR NO : 2013/4945
KARAR TARİHİ : 18.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … Akdağ hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, sanıkların, katılan …’ın, komşusu olan sanık … ’ın kendisini TOKİ’den ev sahibi yapabileceklerini söylemesi üzerine, çalıştıkları iş yerine gittiği, burada kendisini ikna ederek başvuru için 3.000,00 TL ve ayrıca 2.000,000 TL para vermesi gerektiğini söyledikleri, müdahilin önce 2.000,00 TL, daha sonra da talep üzerine 3.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL parayı verdiği, bir müddet sonra kendisinden yeniden para istemeleri üzerine durumdan şüphelenen katılanın TOKİ’den adına yapılmış bir müracaat olmadığını öğrendiği şeklinde gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Sanık …’in savunmasında TOKİ görevlisi olarak bildiği …’na 3.000 TL’yi verdiğini beyan ettiğinden bu şahsın çağrılarak bilgi ve görgüsünün sorulmadan ve sanığın diğer sanık … hakkındaki şikayeti ile ilgili dosyanın getirilip incelenmeden eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2)Sanıkların eylemlerinin 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde olmadığından, sanıkların katılana TOKİ kurumundan ev alacaklarını söyledikleri şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerinin 5237 Sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde yazılı suçu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak sanığa fazla ceza tayini,
3)Baştan belirlenen haksız menfaatin değişik fasılalarla katılandan istemesi halinde, zincirleme suç koşullarının oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.