Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21013 E. 2013/5355 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21013
KARAR NO : 2013/5355
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; olay tarihinde araçla seyreden sanıkların yolda otostop yapmak isteyen müşteki Cuma’yı araca aldıkları bir süre gidince, cep telefonumuzun şarjı bitti diyerek müştekiden cep telefonunu konuşmak için isteyip aldıkları, sonra benzin almak için durduklarında kredi kartımızın limiti doldu diye 5.00 TL para alıp benzin karşılığı pompacıya verdikleri, peşinde ilçe merkezine gelince müştekinin tanımadığı bakkal … adlı şahsı çağır diyerek araçtan indirdikten sonra oradan uzaklaşmaları şeklinde gerçekleştiği iddia olunan eylemde, benzin alma hususunun tanık anlatımıyla da doğrulandığı gözetilip, müştekiye ait alındığı iddia edilen cep telefonunun imei numarası tesit edilip, GSM şirketlerinden suç tarihi ve sonrasına ilişkin ayrıntılı konuşma dökümleri istenilip incelenerek, yine müştekinin sanıklara karşı husumeti iftira nedeni bulunup bulunmadığı da araştırılarak sanıkların hukuki durumlarının tayin ve taktiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer ve Üst Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.