Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21037 E. 2013/5943 K. 02.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21037
KARAR NO : 2013/5943
KARAR TARİHİ : 02.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar … ve …’ın fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek, evlenme niyetini taşıyan katılan ile irtibata geçip, sanık …’ın kendisini katılana “… ” ismi ile, diğer sanık …’i ise ağabeyi olarak tanıtıp ikibin TL başlık parası karşılığında sanık …’ın katılan ile evlenmesi hususunda anlaşmaları, 29.01.2007 tarihinde başlık parasının yarısının ödenmesi sonrası sanık …’ın katılanın evine gitmesi, dosya arasında mevcut kısa mesaj tespit tutanaklarına göre ertesi gün sabah saatlerinden itibaren sanık …’ın birçok kısa mesaj göndererek diğer sanık …’in gelip kendisini bulunduğu evden kaçırmasını istemesi, kısa mesajlardaki
“gülüm adam sorarsa annem babam öldü, babamın adı …soyadımız … dedim, haberin olsun”, “gülüm çaktırmayın, içeri girin, montu arabaya koyacağım, sonra birden çıkarız”, “adamlar işi anladılar, sakın gelmeyin, yanarsınız, adamın akrabaları evi sardı gülüm” biçimindeki içerikler dikkate alındığında sanıkların önceden yaptıkları plan çerçevesinde hareket ettiklerinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki hile unsurunun nasıl gerçekleştiği kararda açıkça tartışılıp kanıtlar gösterilmeden karar verildiği yönündeki düşünceye iştirak edilmemiş olup, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.