Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/2111 E. 2011/3180 K. 04.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2111
KARAR NO : 2011/3180
KARAR TARİHİ : 04.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’nin sanık şirket yetkilisi olarak keşide ettiği çek nedeniyle verilen 2000 YTL adli para cezası miktarı itibariyle 1412 sayılı CMUK.nun 305.maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunmakta ise de; aynı hükümle sanıklar hakkında 3167 sayılı kanunun 16/3.maddesi uyarınca çek hesabı açtırmasının yasaklanmasına da karar verilmesinin hükme her yönüyle temyiz edilebilirlik vasfı kazandırdığının anlaşılması karşısında usul ve yasaya aykırı bulunan 18.04.2007 ve 04.06.2007 gün 2006/369 esas 2007/19 ek karar sayılı temyiz isteminin reddi kararları kaldırılarak yapılan incelemede,
A-Sanık … İnş. Taah. Harf. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki hükmün incelenmesinde;
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun”un yürürlükten kaldırılmış ve adına karşılıksız çek düzenlenen tüzel kişiler hakkında sadece güvenlik tedbiri olarak “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” öngörülmüş ise de; 20.12.2009 tarihinden önce işlenen karşılıksız çek keşide etme fiilinden dolayı TCK’nın 5 ve 20/2. maddeleri ile 5560 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca tüzel kişiler hakkında yaptırım uygulanmasına olanak kalmaması nedeniyle, sanık şirketin beraatine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
B-Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde;
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık şirket yetkilisinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.