Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21414 E. 2013/5334 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21414
KARAR NO : 2013/5334
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın Salihli ilçesinde, trafik, tapu ve sigorta işlerini takip etmek üzere iş takipçiliği yaptığı; fakat suç tarihinde vergi dairesi müdürlüğünden gelen yazıya göre bu işyerini kapattığı, kendisine bir akrabasının işi için dilekçe yazdırmak üzere gelen katılan …’e emekli olup olamadığını sorduğu, katılanın emekliliğine bir yıl kaldığını, primlerini yatırdığını söylemesi üzerine, “görevlilere rüşvet vererek seni emekli ederiz” diyerek, kendisine ait işyerinin de olmasının verdiği güven duygusundan da yararlanarak, katılana adres verip parayı ne şekilde göndereceğini anlattığı, okuma yazmayı tam olarak bilmeyen katılanın kendisine anlatılan şekilde 2.291.00 TL parayı SSK Manisa İl Müdürlüğü hesabına gönderiyor zannıyla Salihli’de oturan ve burada bürosu bulunan sanık adına Ahmetli PTT Şubesine parayı gönderdiği, sanığın da parayı buradan tahsil ettiği, 3.000 TL parayı ise elden aldığı, fakat katılan adına herhangi bir emeklilik borçlanmasının yapılmadığı, katılan …’in arkadaşı olan diğer katılan …’ın da suç tarihinden önce çalışmış olduğu … Kiremit Fabrikası’ndan işten çıkartıldığı ve kıdem tazminatına karşılık olmak üzere kendisine üç adet çek verildiği, sanığın, emekli olmak isteyen bu katılana da aradaki çalışmadığı günlerin primlerini yatırarak, askerlik borçlanmasını yaparak kendisinin emekli olmasını sağlayacağını söylediği ve katılandan üç adet çek aldığı, çekleri tahsil edip parasını harcadığı; fakat katılan adına SSK’ya herhangi bir ödemede bulunmadığı, böylece sanığın katılanlara karşı ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açılması, mahkemenin de, eylemin TCK’nın 158/1-i maddesi kapsamında kaldığını kabul ederek, nitellikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı vermesi karşısında, eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-i maddesinde düzenlenen “serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA 25/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.