YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21415
KARAR NO : 2013/5338
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdurla aynı fabrikada çalışan … isimli kişinin, mağdurla sanığı telefonda tanıştırdığı, sanığın, devlet memuru olarak mağduru bir işe yerleştirebileceğini söyleyerek bunun için mağdurdan 8.000 TL para istediği, o kadar parasının olmadığını belirtilmesi üzerine 2.500 TL peşin, işe girdikten sonra da geri kalanını verebileceğini söylediği, mağdurun parayı toparlayacağını belirttiği, sanığın, kendisinin MİT’te çalıştığını, daha önce bir öğretmenevinde müdür olarak görev yaptığını ve imzaların tamamlanması için paranın bir an önce gönderilmesini istediği, mağdurun da, sanığın verdiği ve sanık adına olduğu tespit edilen Yapı Kredi Bankası’na borç ödeme adı altında 2.500 TL para yatırdığı ve ilgili belgeleri kargoyla sanığa gönderdiği, aradan uzun bir zaman geçmesine rağmen herhangi bir gelişme olmadığı, sanığın sürekli olarak mağduru oyaladığı, sanığın, işin halledilmesi için bir miktar daha para istediği, mağdurun bu kez parayı göndermediği, bir süre sonra sanığa ulaşamadığı, sanığın kaldığı yerde yapılan aramada, bir çok kişiye ait bilgi ve belge fotokopisinin ele geçirildiği, böylece sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suçun işlendiği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; Fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 157/1, 168/2, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 100 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine” 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 168/2.maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 2 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52.maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 40.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.