YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21469
KARAR NO : 2013/5699
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların hazır bulunduğu oturumda katılma taleplerine karşı itirazda bulunmadıkları gibi katılma hususunda müdafiilerinin de katılma kararını mahkemenin takdirine bıraktıklarını beyan ettikleri görülmekle, 04.11.2008 günlü oturumda müştekinin katılma talebi hakkında duruşmada hazır bulunun sanıklara diyecekleri sorulmadan katılma kararı verilmek suretiyle CMK’nın 238/3.maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan … ile katılan …’nun 2006 yılı içerisinde …Ltd.Şti.’ni kurmaya karar verdikleri, sermaye olarak katılanın Çubuk ilçesinde bulunan ve kendisi tarafından işletilen tuğla fabrikasının koyduğu, …’in de bu şirketin %25 hissesi için katılana 201 Bin TL parayı peyder pey ödediği, daha sonra şirketin diğer %25 hissesini satın almak için … Ltd. Şti.’ne sanık … tarafından tanzim edilen Şekerbank … Şubesi nezdindeki çekleri verdiği, daha sonra sanık …’in dosyada mevcut 18.07.2006 tanzim ve 21.07.2006 vade tarihli 250 Bin YTL bedelli bonoyu …’a kendisi adına ve … Ltd. Şti.’ni de kefil göstererek verdiği, akabinde taraflar arasında oluşan uyuşmazlık üzerine, sanık … ile …’ın aralarında danışıklı olarak bu senedi düzenledikleri ve 350 Bin TL paranın katılana verilmediği, ve bu arada fabrikanın satışını şirkete yaptıklarından … Ltd. Şti. aleyhine sanık … tarafından yapılan icra takibi sonucu fabrikanın satışının sağlanarak katılanın üzerinden alınıp dolandırıldığının iddia edildiği olayda,gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından; katılan ile sanık … Şahinin paydaş oldukları…Ltd.Şti.nin ticaret sicilinden kayıtlarının istenip ayrıca defter,belge ve muhasebe kayıtlarının getirtilip konusunda uzman seçilecek 3 kişilik bilirkişi kuruluna incelettirilerek sanık … tarafından verildiği iddia olunan 350 bin TL’nin şirket kayıtlarına intikal edip etmediği, sanık …’in ödediğini belirttiği paranın banka hesaplarından çıkışının yapılıp yapılmadığının tespiti,taraflar arasında görülen … 6.Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2006/511 esas sayılı dosya ile icra hakimliğinde bulunan dosya ve ticaret mahkemelerinde bulunan tüm dosyaların getirtilip incelenerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde beraatlerine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.