Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21618 E. 2013/5365 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21618
KARAR NO : 2013/5365
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan …’nın imzası taklit edilerek oluşturulan 15.8.2006 vade ve 1.7.2006 tanzim tarihli 120.000 TL bedelli senedi icra takibine koyarak tahsile çalıştığı şeklindeki iddia konusu olayda;
Sanığın, temyiz dilekçesi ekinde ibraz ettiği Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/796 esas sayılı iddianame suretinde, … isimli şahıs hakkında kamu davası açıldığının anlaşılması ve sanığın suça konu senedi Kuşadası’nda oto kiralama işi yapan …’e verdiği borç karşılığında adı geçenden aldığını savunması karşısında, …’ün adresi araştırılıp tanık sıfatı ile dinlenmesi ve ciro imzasının …’e ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.