Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21672 E. 2012/39843 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21672
KARAR NO : 2012/39843
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık, Mühürde Sahtecilik, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Ayrı tarihlerde farklı araçlara sahte sigorta poliçesi düzenleyip çıkar sağlamak suçlarında, aynı suç işleme kararından söz edilemeyeceği cihetle ayrı ayrı suçların oluştuğu gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanıklardan …’in önceleri … Sigorta acenteliği yapar iken 2002 yılında acenteliğinin iptal edildiği buna rağmen bürosunu açık tutarak başkalarından temin etmiş olduğu sigorta poliçelerini belli yüzde karşılığında alıp satmaya devam ettiği, sonradan tanıştığı sanık …’in yanında çalışmaya başladığı, kurulmuş bir şirket olmamasına rağmen İleri Teknik Sigorta adlı kaşeyi bastırıp temin etmiş oldukları sahte finans sigorta poliçelerini birlikte pazarladıkları, sanık … aracılığı ile sanık …’ın açmış olduğu bürosunda pazarlaması için …’ya da verdikleri, …’ün …’a ait … plakalı aracın tescil belgesi üzerinde muayenesi yapılmış gibi resmi nitelikte sahte muayene işlemi yaptırdığı, sanık …’in sahte kaşe ile finans Sigorta ve … sigorta poliçelerini tanzim ettiği, sanık …’ in bu poliçelerin işlemlerini yaptığı ve poliçe karşılığı komisyon aldığı, sanık …’ın işyerinde yapılan arama sırasında sahte iki adet soğuk mühürlerin sanık …’nin üzerinde bulunduğu olayda dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, mühürde sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerde;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın çok üzerinde 150 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 61.maddesine aykırı davranılması,
2-Adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun’un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası(TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hükmün 5-A fıkrasında sanık …’in mağdur …’e yönelik eylemlerinden ötürü hükmedilen 60 gün adli para cezasının 5 gün olarak tayin edilmesi ve aynı yasanın 35/1-2 maddesi gereği 2 güne, 62.maddesinin uygulanması ile adli para cezasının 1 güne indirilmesi,aynı yasanın 50.maddesine göre sonuç adli para cezasının 20 TL’ye indirilmesi, hükmün 5-B fıkrasında sanık …’in mağdur …’a yönelik eylemlerinden ötürü hükmedilen 30 gün adli para cezasının 5 gün olarak tayin edilmesi ve aynı yasanın 168/1 maddesi gereği 1 güne, 62.maddesinin uygulanması ile adli para cezasının 1 güne indirilmesi aynı yasanın 50.maddesine göre sonuç adli para cezasının 20 TL’ye indirilmesi,5-C fıkrasında sanık …’in mağdur …’a yönelik eylemlerinden ötürü hükmedilen 30 gün adli para cezasının 5 gün olarak tayin edilmesi ve aynı yasanın 62.maddesinin uygulanması ile adli para cezasının 4 güne indirilmesi aynı yasanın 50.maddesine göre sonuç adli para cezasının 80 TL’ye indirilmesi,hükmün 6-B fıkrasında sanık … ve …’ın mağdur …’a yönelik eylemlerinden ötürü ayrı ayrı hükmedilen 30 gün adli para cezasının 5 gün olarak tayin edilmesi ve aynı yasanın 62.maddesinin uygulanması ile adli para cezasının 4 güne indirilmesi aynı yasanın 50.maddesine göre sonuç adli para cezasının 80 TL’ye indirilmesi,hükmün 6-B,6-C,6-D,6-E fıkralarında sanık … ve …’ın mağdurlar …,…,…,…’ye yönelik eylemlerinden ötürü ayrı ayrı hükmedilen 30 gün adli para cezasının 5 gün olarak tayin edilmesi ve aynı yasanın 168/2.maddesi gereği 2 güne indirilmesi 62.maddesinin uygulanması ile adli para cezasının 4 güne indirilmesi aynı yasanın 50.maddesine göre sonuç adli para cezasının 80 TL’ye indirilmesi,suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.