YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21678
KARAR NO : 2013/6208
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müşteki …’in yumurta toptancısı olduğu, …’ın ise, …’den yumurta alıp bakkal ve marketlere sattığı, …’ın marketçilik yapan sanık …’a yumurta satması nedeniyle tanıştıkları, birgün kendilerini … ve … olarak tanıtan şahısların Süleymanın yanına gelerek …’i sordukları, …’in de …’a bu şahısları göstererek “Arkadaşlarla daha önce inşaatta birlikte çalıştık, bu kişiler inşaat işlerinde çalışırken torba içinde altın bulmuşlar, bunları satabilirmiyiz” demesi üzerine …’ın konuyu araştıracağını söylediği, bilahare bu durumu müşteki …’e önererek kar edileceğini söylediği, …’in altından numune alıp baktırmak istediğini söylemesi üzerine adlarını… olarak söyleyen gerçekte … ve … olduğu anlaşılan sanıkların, sanık … ve …’ın buluştukları, … ve …’nun bir torba içindeki altınlardan birkaç tanesini müşteki …’e numune olarak verdikleri, …’in kuyumcu tanıdığı aracılığı ile altınların sahte olmadığını, değerinin 230.00 TL edeceğini öğrenmesinden sonra altınları alacağını sanıklara ilettiği ve tanesi
80.00 TL’den satışı konusunda anlaştıkları, müşteki …’in sanıklar … ve …’yu telefonla arayarak parayı verip altınları almak istediğini söylemesi üzerine Şahin ve İsmail’in, … ve … olmadan … yapmayacaklarını bildirdiği, daha sonra …’in, … ile …’i arayıp görüştüğü, Onların “altın satacak olan İsmail ve Şahin senin gelmeni istemiyorlar, sen belirli bir mesafede dur, bekle biz senin parayı onlara verelim, altını alıp getirelim” dedikleri, birlikte buluşma yerine gittikleri, …’in çanta içerisine hazırladığı 217.000 TL. paradan 20.000 TL parayı alarak 197.000 TL’nin. bulunduğu çantayı sanıklar … ve …’a verdiği, bu iki sanığın Şahin ve İsmail’in yanına gittikleri, …’in araç içerisinde beklediği sırada … ve …’in içinde para olan çantayı …’ya verdikleri, Şahin ve İsmail’in parayı eve bırakıp altınları getireceğiz diyerek paraları alıp kaçtıkları, böylelikle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek hileli söz ve davranışlarla ikna ettikleri müştekiden haksız menfaat temin ettikleri anlaşıldığından, atılı suçun subut bulduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.