Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21688 E. 2013/5503 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21688
KARAR NO : 2013/5503
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma, Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin, duruşmalı inceleme talebinin koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
… A.Ş’de güvenlik ve ambar elemanı olarak çalışan sanıklar … ve …’nin, 2006 yılı mayıs ve ekim ayları arasında şirketin satımını yaptığı elektrot kaynaklarını ambardan usulsüz olarak çıkartıp diğer sanık … vasıtasıyla piyasaya daha ucuza satışını sağladıkları, yapılan kontrollerde 181.318 TL’lik elektrot kaynağının bu şekilde ambardan çıkartılıp piyasada faturasız satıldığı iddia olunan somut olayda; sanıkların aşamalarda değişmeyen savunmalarında suçlamayı kabul etmediklerini beyan ettikleri, sanıklara ait evlerde ve suça konu malları aldığı iddia edilen işyerlerinde yapılan aramalarında katılan şirkete ait elektrot kaynağı bulunamadığı, şirkete ait ambarın sürekli olarak güvenlik kameralarıyla izlendiği ancak 15 gün öncesine ait kayıtlar tutulmadığından suç tarihlerine ilişkin kayıtların bulunmadığı, sanıkların banka hesaplarında önemli miktarda para giriş çıkışının olmadığı, olaya ilişkin görgüye dayalı tanık anlatımı da bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların kendi aralarında yaptıkları cep telefonu görüşmeleriyle katılan vekilinin soyut iddialarından başka sanıkların mahkumiyetlerine yetecek derecede, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.