YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21756
KARAR NO : 2013/5903
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nın aracını gazete ilanı ile satışa çıkartan katılanı arayarak aracı almak istediğini belirtip katılana istediği parayı da verebileceğini söylediği ve aynı gün de sanığın katılanın yanına gelerek araca baktığı, katılanın işlemleri yapmak ve aracı teslim etmek üzere 08.11.2007 günü Orhangazi’ye gittiği ve Orhangazi’de sanık … ile buluşarak Orhangazi 1. Noterliğinde aracın satışı hususunda sanık …’e vekalet verdiği, daha sonra aracının parasını almak üzere sanığın iş yerine gittikleri, sanık …’in katılana iş yerinde oturmasını kendisinin aracın parasını evden alıp geleceğini söyleyerek araca binip iş yerinden ayrıldığı, katılanın uzun süre iş yerinde beklemesine rağmen sanığın iş yerine gelmediği, bu arada katılan ile sanığın çok sayıda telefon görüşmesi yaptıkları ve sanığın parayı getireceğini söyleyerek önce Tıp Fakültesinin bulunduğu yerde daha sonrada Oto Koop’ta olduğunu söyleyerek katılanı oyaladığı, bu sırada sanık …’in trafik takip işi yapan tanık …’yı arayarak birkaç saat içinde araç devri yapıp
yapamayacağını sorduğu, tanık …’in noter işlemlerini halletmeleri halinde yapabileceğini söylemesi üzerine sanıkların notere gidip aracı sanık …’un üzerine devrettikleri ve tanık …’in bürosuna gittikleri, araç plaka işlemlerinin … ilçesinden yapıldığını gören tanık … ’in işin öğleden sonraya kalacağını söylemesi üzerine birlikte … ilçesine gittikleri, sanıkların işlemler devam ettiği sırada ruhsatı daha sonra alacaklarını söyleyip aracıda alıp gittikleri, bu arada durumdan şüphelenen katılanın Bursa 13 Noterliğine giderek azilname düzenleyip evrakları Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğüne götürdüğü, burada sanığın trafik işlemlerini takip eden tanık … ile karşılaştığı, durumu anlattığında polis memurlarının kendisine ait aracın sanık …’a satışı ile ilgili işlemlerin yapıldığını söyledikleri, azilname üzerine aracın satış işlemlerinin durdurulduğu, olayda; dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.