Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21778 E. 2013/6047 K. 02.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21778
KARAR NO : 2013/6047
KARAR TARİHİ : 02.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Tavşanlı ilçesinde … Un San. ve Tic. Ltd. Şti. sahibi olan katılanın işyerine gelen ancak kim olduğu tespit edilemeyen, isminin … kendisinin de emekli astsubay olduğunu söyleyen bir kişinin, katılana …’de fırını olduğunu, un alacığını söylediği, katılanın vadeli un vermediğini bildirmesi üzerine katılandan işyerine ait banka hesap numarasını ve telefon numarasını alan … isimli şahsın bir süre sonra katılanı tekrar arayarak banka hesabına 3.000 TL para gönderdiğini, kalan parayı da unlar teslim edilince çek olarak vereceğini söylediği, 05.10.2006 ve 06.10.2006 tarihlerinde sanık …’ın katılana ait şirket hesabına birisi 1.000 TL, diğeri 2.000 TL olmak üzere toplamda 3.000 TL’lik havale yaptığı, o dönemde nakit para ihtiyacı olan katılanın un vermeyi kabul ettiği ve 10.10.2006 günü 11.392 TL tutarında 50 kg’lık 400 adet un çuvalını kamyona yükleterek şoförü olan tanık … vasıtasıyla …’e gönderdiği, unların sanık …’a ait “… Ekmek Fırınına” fırına indirildiği, kamyon şoförü
…’in sanık …’ı unların indirildiği sırada fırında gördüğü, yine kendisine başçavuş olarak hitap edilen şahsın kamyon şoförü …’i fırının içine çağırdığı, cebinden boş bir çek yaprağı çıkarıp keşide yeri bulunmayan 25.10.2006 tarihli ve 7.000 TL bedelli olarak keşide edip sanık …’a ciro ettirdiği ve çekin şoför …’e teslim edildiği; 12.10.2006 günü kendisini … ismiyle tanıtan şahsın, katılana tekrar telefon açarak yeniden 400 çuval un istediği ve yine elinde çek ve para olduğunu söylediği, bunun üzerine katılanın 400 çuval unu kamyona yükleterek bu sefer diğer şoförü … ile …’e gönderdiği, …’in kamyonla fırına getirdiği unların tamamen indirilmesinden sonra kendisini emekli astsubay olarak tanıtan şahsın …’e 800,00 TL para ile yine keşide yeri bulunmayan 9.800 TL bedelli 26.12.2006 tarihli çek verdiği, çekin önceden doldurulmuş olduğu, …’in bu sırada sanık …’ı fırında ekmek pişirirken gördüğü, sanıkların aldıkları 800 kg’lık unun büyük bir kısmını piyasada daha ucuza sattıkları ve 353 kg unun da sanığa fırınında ele geçirildiği sabit olmakla, nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.