Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21782 E. 2013/6041 K. 02.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21782
KARAR NO : 2013/6041
KARAR TARİHİ : 02.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas ilamı bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 Sayılı TCK’nın 158/1.g maddesinde öngörülen dolandırıcılık suçunun basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi nitelikli unsur olarak belirlenmiştir. Bu nitelikli halin uygulanması için basın ve yayın araçlarının suçun işlenmesinde özel bir
kolaylık sağlanmış olmaları, gerçeğe aykırı haberlerle okuyucu veya izleyenlerin aldatılması suretiyle çıkar sağlanması gerekir.
Sanığın, 02.11.2006 tarihli …gazetesinde “… aşçı ve yardımcıları alınacaktır.265 96 31” şeklinde ilan yayınlattığı, bu ilanı okuyan katılanın ilandaki telefon numarasını cep telefonundan aradığı, sanığın 2.ticari yolda bulunan “… Oto Galeri” işyerinde bulunduğunu orada görüşebileceklerini söylemesi üzerine katılanın, belirtilen yere giderek sanıkla görüştüğü, sanığın, katılana …’da faaliyet gösteren bir inşaat şantiyesinde 1400 euro aylık karşılığı 25 ay süreyle aşçıya ihtiyaç olduğunu, 500 euro yol parası, pasaport, sağlık raporu, kimlik fotokopisi, ikametgah ilmuhaberi ve fotoğraf gerektiğini 06.11.2006 tarihinde gelmesini söylediği, sanığın teklifini kabul eden katılanın, belirtilen tarihte yanında eniştesi olan tanık … ile birlikte sanığın işyerine geldiği, istenilen para ve belgeleri teslim ettiği, katılanın sorusu üzerine sanığın …’da … ve …’ya ait …İnşaat … Firma adına çalışacağını, 14.11.2006 günü …’ya gitmek üzere işyerinde hazır olmasını söylediği, bunun üzerine katılan ve eniştesinin sanığın yanından ayrıldıkları, 13.11.2006 günü katılanın telefon ile sanığı aradığında vize işlemlerinin uzun sürdüğünü, …’ya gidişin 18.11.2006 tarihine kaldığını söylediği, katılanın 17.11.2006 tarihinde tekrar sanığı aradığında şehir dışında olduğunu söylediği ve sanığın daha sonra ortadan kaybolduğu ve bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Sanığın gazeteye verdiği ilanın sadece katılana ulaşmasına yardımcı olduğu, hileli hareketlerin gerçekleştirilmesi ve katılanın aldatılmasında bir kolaylık sağlamadığı anlaşıldığından; eyleminin 5327 Sayılı TCK.nın 157.maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden “basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hapis cezasının alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.