Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21784 E. 2013/6045 K. 02.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21784
KARAR NO : 2013/6045
KARAR TARİHİ : 02.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : Dolandırıcılık (Değişen suç vasfına göre hırsızlık)

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdura ait “Cep İletişim” adlı işyerine giden suça sürüklenen çocuğun, cep telefonu almak istediğini söylediği, telefonu eline alıp bir süre inceler gibi yapan suça sürüklenen çocuğun, mağdurun başka bir işle uğraşmasından faydalanarak telefonla birlikte kaçmaya başladığı, peşinden koşan mağdurun çevredeki esnafların da yardımıyla suça sürüklenen çocuğu yakaladığı iddia ve kabul olunan somut olayda; suça sürüklenen çocuğun mağduru aldatmaya yönelik
hileli davranışı bulunmadığı, incelemek için aldığı cep telefonunu alıp kaçmaktan ibaret eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suç tarihinde 15 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğine ilişkin yetersiz rapora dayanılarak karar verilmesi,
2- Suç tarihinde 12-15 arası yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine aykırı şekilde sosyal inceleme raporu aldırılmadan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş,suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.