Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21895 E. 2013/6076 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21895
KARAR NO : 2013/6076
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’in … plakalı diğer sanık …’e ait araç ile … Petrol Ofisi A.Ş. dolum tesislerinden 16.220 kg kurşunsuz benzini Irak Ülkesine götürmek üzere teslim aldığı, Nusaybin-Cizre karayolunda seyir halinde iken araçta yangın çıktığı ,yapılan soruşturmada; sanık …’nın olay yerinde olduğu, tankerin üst kısmındaki 5 adet dolum kapağının üzerindeki mühürlerin yerinde olmadığı, çevrede yapılan araştırmada bahse konu mühürlere ulaşılamadığı, sanığın beyanında arkadan gelen araç şoförünün ikazı ile aracın sağ yan ve eksoz kısmının yandığını fark ettiğini iddia ettiği, ancak olay yeri inceleme raporu ile aracın arka kısmında her hangi bir yanma izinin tespit edilemediği, yangının aracın ön kısmında meydana geldiği, 31 Temmuz 2006 tarihli ek olay yeri görgü tespit tutağında tankerde bulunan 16.220 kg benzinden 10.000 kg’ın yanmış olduğu var sayıldığında tankerin tamamının yanmış ve tanker kısmının boyalarının yok olmuş olması gerekirken halen tankerin boyalarının sağlam olduğu, tankerde herhangi bir yanık izine rastlanmadığı, yandığı iddia edilen 10.000 kg benzin neticesinde arta kalan yaklaşık 6000 kg benzinin patlaması gerektiği, ancak tankerde patlama belirtilerinin olmadığı, aracın sadece kupa (şoför mahalli) kısmının yandığı, tanker kısmında ciddi bir yanma emarelerinin bulunmadığı, basit bir kimya kuralı gereği petrol ve petrol ürünlerinin(benzin,mazot) su ile söndürülemeyeceği, mutlaka alternatif söndürme yöntemleri (köpük, kum) ile söndürülmesi gerektiğinin belirlendiği, ancak
itfaiye görevlilerinin su ile yangını söndürdükleri, yangın nedeni ile yok olduğu iddia edilen benzinin, yanmadan önce muhafaza edildiği tankerin 5 bölmesinde yapılan incelemede, bu bölmelerin 153 cm yüksekliğinde olduğu, birinci bölmede 12 cm, ikinci bölmede 28 cm, üçüncü bölmede 24 cm, dördüncü bölmede 22 cm, beşinci bölmede 23 cm benzinin bulunduğu, ihbar tutanağında da belirtildiği gibi kupa kısmından kasten yakılan aracın tankerinin patlamaması için yanması planlanan kupa kısmına yakın olan birinci bölmeden diğer bölmelere nazaran yaklaşık iki kat daha fazla benzinin alındığı, diğer bölmelerden ise benzinin yangında yok olduğu süsünü verebilmek için neredeyse eşit oranda alındığı, tankerde yapılan incelemede herhangi bir deliğin tespit edilemediği, Sonuçta tankerin içerisinde 1400 kg kurşunsuz benzinin kaldığı, 14.820 kg kurşunsuz benzinin sanıklar tarafından kaçağa sevk edildiğinin iddia edildiği somut olayda; sanık …’nın aracında çıkan yangını aynı yönde seyreden …’in haber verdiğini beyan etmesi, 01.08.2006 tarihli yangın raporunda yangının bilinmeyen bir sebepten dolayı meydana geldiğinin belirtilmesi,31.07.2006 tarihli olay yeri inceleme raporunda yangının başlangıcı olarak aracın önünde bulunan motor kısmından başladığının değerlendirilmesi, olay esnasında sanığın yüzünden yaralandığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; yangını haber veren … ve yangın raporunu düzenleyen tutanak mümzileri tanık olarak dinlenerek yangının çıkış yeri, sebebi, sanığın olay esnasındaki tutumu, aracın durumu, ayrıntılı şekilde sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine, yazılı şekilde eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.