YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21941
KARAR NO : 2013/6098
KARAR TARİHİ : 03.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın perdecilik yaptığı … yerine gelerek evine perde yaptırmak istediği, sipariş verilen perdeler için, katılanın senet düzenlemek amacıyla sanıktan kimlik istemesi üzerine, sanığın Bağkur Genel Müdürlüğü kimlik kartını ibraz ettiği, katılanın bu kartın fotokopisini çekerek aslını sanığa iade ettiği, bu belgeye istinaden senet düzenlediği sırada sanığın, ölçü alındıktan ve fiyat belirlendikten sonra senet düzenlemelerini söyleyerek katılanı engellediği, sanığın sohbet sırasında Bağkur Genel Müdürlüğünde çalıştığını belirterek, katılanın şirket sahibi olması nedeniyle Bağkur’lu olabileceğini, Bağkur affından yararlanarak geçmişe dönük pirim borçlarını yatırdığı takdirde kısa bir zaman içinde emekli olabileceğini, bu konuda kendisine yardım edeceğini söylediği, bu şekilde katılanda güven telkin ettiği, birkaç gün sonra katılanı telefonla aradığı ve 14.000 TL gecikmiş pirim borcu olduğunu, bu parayı hazırlamasını söylediği, katılanın, … yerine gelen sanığa poşet içinde 14.000 TL’yi, … yerinde çalışan tanık
… ‘un yanında elden teslim ettiği, sanığın ilerleyen günlerde katılanı arayacağını söylemesine rağmen aramaması üzerine, katılanın Bağkur Genel Müdürlüğüne giderek sanığın gerçekte orada çalışmadığını öğrendiği, daha sonra tesadüfen sanık ile alışveriş sırasında karşılaştığında, sanığa neden aramadığını sorması üzerine, sanığın yeni bir … yeri kurduğunu ileri sürerek çok yoğun olduğunu söylediği ve yeniden katılanda güven telkin etmek için üzerinde kendisine ulaşabileceği telefon numarasının bulunduğunu belirttiği GTM Elektronik … yazılı kartviziti verdiği, katılanın kartvizitteki adres ve telefondan da sanıkla irtibat kuramadığı şeklinde gerçekleşen olayda; dosya içerisinde fotokopisi bulunan kimlik kartının incelenmesinde, söz konusu kimliğin personel kartı şeklinde olmadığı, Bağkurlu olan sanığın adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, sicil numarası, tahsis numarası ve adres bilgilerini içeren ve kurum tarafından aylık alan Bağkur üyeleri için verilen bilgi kartı niteliğinde olduğu, bu şekilde düzenlenen kartların Bağkur Genel Müdürlüğü’nün maddi varlıklarından sayılamayacağı anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesi kapsamındaki dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, katılanın gerçek ve yakın anlamda “tehlikeli durum veya zor şartlar” altında bulunmadığı halde ne şekilde oluştuğu açıklanıp gerekçelendirilmeden aynı yasanın 158/1-b maddesi gereğince mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.